Fotoselli Kapının Çalışma Prensipleri

Fotoselli kapıların nasıl çalıştığını anlatmadan önce, “fotoselli kapı” nedir sorusuna cevap verelim. “Fotoselli kapı” Günümüzde, fotoselli kapılar her bina çeşidi için artık normal özelliklerden biri haline gelmiştir. Süpermarketlerden havalimanlarına kadar, otellerden hastanelere kadar yaygınca kullanılmaktadır. Bu kapıların en büyük avantajları şunlardır:

Kolay geçiş, hijyen ve enerji tasarrufu (doğa-dostu konsepti). Kapıyı açmak için fiziksel bir güce ihtiyaç duymuyorsunuz. Kapı geçiş alanına girer girmez sizi algılar ve kendiliğinden açılır.

Engelli yayaları da hesaba kattığımızda, otomatik kapıların önemini daha kolay kavrarız. En az kolay geçiş kadar önemli bir konu daha; Hijyen. Kapıyı açmak için hijyenik olmayan kapı kollarına dokunmanıza gerek kalmıyor. Dolayısıyla, otomatik kapıların sağlık sektörüne de dolaylı yoldan katkısı büyüktür. Son olarak modern dünyamızda en önemli gündem maddelerinden biri olan enerji tasarrufu konusuna değinelim. Otomatik kapılar, sadece yaya var iken açılır. Bu nedenle, kapıların sürekli açık kalması ve binanın ısıtma, soğutma masraflarına kontrol dışı etkisi söz konusu değildir. Uzun vadede kesinlikle kazançlı bir çözümdür. Ayrıca, bu kapıların benzin değil, sadece elektrik tükettiğini de hatırlatalım.

Ülkemizde otomatik olarak açılıp-kapanan, yana kayar cam kapılar için yaygınca kullanılan terim fotoselli kapı kavramıdır. Avrupada, buna daha spesifik bir isim verilmiştir: "Automatic sliding door". Yani otomatik (yana) kayar kapı. “Fotoselli kapı” anlamına gelen diğer terimlerden bazıları şunlardır: Cam kapı, otomatik kapı, yana kayar kapı vs. Biz bunu daha da resmileştirerek, “yana kayar fotoselli kapı” terimini kullanmayı tercih ettik.

Fotoselli kapı nasıl çalışır?

Fotoselli kapı, 4 ana sistemin bütünüdür.

1. Algılama sistemi (Radar): Kapıya yaklaşan objeyi algılama sistemidir. Günümüzde, algılama sistemi mikrodalga veya kızılötesi frekanslarla çalışır. Aygıt, objeyi algılar-algılamaz, programlamaya göre, gerekli düşük voltajlı elektrik sinyali Kontrol Paneline gönderir.

2. Kontrol Paneli yönetim sistemi: Kapının beynidir. Otomatik kapının en yaygın 5 fonksiyonunu (1. Normal mod: Aç-kapa, 2.Gece modu: Sürekli kapalı, 3.Sürekli açık modu, 4.Kış modu: Kanatlar yarı yarıya açılır, 5.Sadece giriş modu: Tek yönlü açılır) yönetir. FAAC grubunun A100 modellerinde örneğin, E100 kontrol paneli kullanılır ve bilgisayara entegre ve uzaktan kontrol edilebilir özellikleriyle piyasanın 1 numarasıdır. Kontrol paneli, kapının en üst kısmı ve iç mekana denk gelen ana gövde profili içindedir. İnglizcesi – head section.

3. Kanat profilleri sistemi: Ana malzeme olarak alüminyum profillerden oluşur. Kanatların ağırlığı, otomatik kapının performansına doğru orantılıdır. Örneğin 4mm+4mm cam kullanılan ve 2200 mm geçiş yüksekliğindeki tek kanadın ağırlığı, ortalama 50-60 kg arasındadır. Dolayısıyla, otomasyonun çift kanat düşünüldüğünde, 100-120 kg kanatları taşıyabilmesi gerekir.

4. Motor ve yürütme grubu sistemi: Fotoselli kapının en önemli unsurudur. Dekoderli motorlar yaygınca kullanılmaya başlamıştır. Motor ile yürütme grubu birbirine bağımlı çalışır ve doğru orantılı performans içindedir. Hız ayarı, ağırlık ayarı ve bir çok başka özellikler, motor ve yürütme grubunun performansına göre belirlenir.

fotoselli kapı

High-tech fotoselli kapılar: Sıradan fotoselli kapılar, yaya uzaktan geçtiğinde bile açılır ve dolayısıyla ekstra elektrik masrafı demektir. Bu da günümüz şartlarında fantastik bir özelliğe sahip olmak demektir. Bu kapıların kontrolsüz olarak açılması nedeniyle, binanın ısıtma-soğutma masraflarını da olumsuz etkiler. FAAC grubunun high-tech ürünü olan A140 modeli, teknolojideki son noktayı temsil eder.

Fotoselli yana kayar kapılarda, standart net geçiş yüksekliği 2100 mm - 2200 mm arasındadır. Net geçiş genişliği ise 1600 mm - 1800 mm arasındadır. En çok tercih edilen 2 hareketli 2 sabit kapılara bu ölçüleri uygularsak, hareketli kanatların genişliği 800 mm + 800 mm veya 900 mm + 900 mm şeklinde olur. Camlama sistemi için en çok kullanılan 4+4 mm lamine veya temperli camlar tercih edilir. FAAC A100 yana kayar otomatik kapı mekanizması çift kanatlarda 70 kg + 70 kg, tek kanatta ise 110 kg ağırlık taşır. FAAC A140 modeli ise, aynı A100 gibi ince mekanizmadır, ancak performans ve özellikleri bakımından daha güçlü bir sistemdir. FAAC A140 AIR yana kayar otomatik kapı mekanizması tek kanatta 250 kg, çift kanatlarda ise 110 kg + 110 kg ağırlık taşır. Diğer FAAC 930 ve FAAC 940 modelleri de, aynı yukarıda belirtilen modellerde olduğu gibi projenin özelliklerine göre tercih edilebilir.

Size Saygı İle Sonuna Kadar Açılan Kapılar

Teknolojik gelişmelerin çıkış amacı insanlığa hizmet etmek, bireyin hayatını kolaylaştırmak olmuştur. Eskiden önlerinde büyükçe halkaları olan kapılar da nostaljiye karıştı. Yerini sizi tanıyan ve size otomatik olarak açılarak karşılayan kapılar aldı. Birçok isimle adlandırılan bu kapılar insan gücü olmadan iki yana açılıp kapanarak işhanı, fabrika, AVM ve bankalarda insan giriş - çıkışlarında zamandan ve işgücünden büyük kazançlar sağlamaktadır.

Yanakayar bu kapıların üst kısmında sizi tanıyan ve ardına kadar açılıp sizi buyur eden bir fotosel göz vardır. Bu hareket algılaycı sayesinde motor çalışarak kapıyı her iki yana açar ve kapanır.

Kentsel dönüşümle birlikte inşaat sektöründe gelişmelere paralel kapı sistemleri de farklı model ve sistemlerde kendini geliştirmiştir. Binalardaki dış kapılar PVC ve Alüminyum kapılar otomatik yana kayar şeklinde rağbet görmüştür. Otomatik kapı

Ekmek fırını, pastaneler, hastaneler, fabrika, beyaz eşya, kuruyemişçi, şarkuteri, cafeler, imalathaneler, restorantlar ve giriş-çıkışı çok yoğun olan binalar için otomatik kapılar çok elverişli, şık ve modern kapılardır.

Günümüzde otomatik kapı kullanımı kolay olduğundan en çok tercih edilen kapı sistemleridir. Çerçeveleri alüminyum veya PVC malzemelerden olan otomatik fotoselli kapılar gövde olarak cam tercih edilmektedir.

Kapılardaki bu değişim ve gelişim garaj kapıları, kepenk ve panjur sistemlerinde de herşeyi otomatikleştirerek insanlığın emrine vermiştir. Öyleki PVC malzemeleden olan seksiyonel garaj kapıları ile araçlar tanınmakta 20 kişinini kaldıramayacağı kapı otomatik olarak açılarak evin aracını ve insanlarını içeri almaktadır. Elle sabah açıp akşam kapatma sorunu olmadan kumanda sistemi olduğundan otomatik kapılar, otomatik kepenkler son yıllarda iş yerleri ve garajlarda tercih edilen bir sistemdir.

Facebook kullanıcıları yorumlara video ekleyebilecek

facebook

Facebook, yorumlar bölümünde video ile yorum yapma özelliğini aktif etti. Yorumlarda video ile yanıtlama özelliğini hem web sürümü hem de mobil sürümler için aktif hale getirerek kullanıcılarına daha fazla hizmet alanı açıyor. Bundan sonra kullanıcılar gönderilerin alt kısmında yer alan kamera simgesine bastığında yalnızca fotoğraf değil, dilerlerse video olarak da yanıtlama özelliğini kullanabilecek.

Blog yazısında paylaşılana göre aslında Facebook’un video ile yorum yapma özelliği Facebook’un 50. Hackathon etkinliği sırasında çok kısa bir sürede geliştirilmiş ancak tam olarak detayların tamamlanması ve güncelleme olarak yayına sunulması bugüne aksamış. Yine blog yazısında belirtildiği üzere video ile yorum yapma özelliği Bob Baldwin, Hermes Pique ve Sameer Madan tarafından iOS yönüyle geliştirirken, Muhammed Ibrahim Web güncellemesi ve Billy Ng de Android özelliği üzerinde çalışmış.

Bilgisayar Virüsleri ve Korunma Yolları

Bilgisayar Virüsleri

1.Bilgisayar virüsü nedir? Nasıl bulaşır?

Bilgisayar virüsleri, aslinda "çalıştığında bilgisayarınıza değişik şekillerde zarar verebilen" bilgisayar programlarıdır. Eğer bu programlar (ya da virüs kodları) herhangi bir şekilde çalıştırılırsa, programlanma şekline göre bilgisayarınıza zarar vermeye başlar. Ayrıca, tüm virüs kodları (bilinen adıyla virüsler) bir sistemde aktif hale geçirildikten sonra çoğalma (bilgisayarınızdaki diğer dosyalara yayılma, ağ üzerinden diğer bilgisayarlara bulaşma vb gibi) özelliğine sahiptir.

Bilgisayar virüslerinin popüler bulaşma yollarından birisi "virüs kapmış bilgisayar programları" dır. Bu durumda, virüs kodu bir bilgisayar programına (söz gelimi, sık kullandığınız bir kelime işlemci ya da beğenerek oynadığınız bir oyun programı) virüsü yazan (ya da yayan) kişi tarafından eklenir. Böylece, virüslü bu programları çalıştıran kullanıcıların bilgisayarları "potansiyel olarak" virüs kapabilirler. Özellikle internet üzerinde dosya arşivlerinin ne kadar sık kullanıldığını düşünürsek tehlikenin boyutlarını daha da iyi anlayabiliriz.

Virüslenmiş program çalıştırıldığında bilgisayar virüs kodu da, genellikle, bilgisayarınızın hafızasına yerleşir ve potansiyel olarak zararlarına başlar. Bazı virüsler, sabit diskinizin ya da disketlerinizin "boot sector" denilen ve bilgisayar her açıldığında ilk bakılan yer olan kısmına yerleşir. Bu durumda, bilgisayarınız her açıldığında "virüslenmiş" olarak açılır. Benzer şekilde, kendini önemli sistem dosyalarının (MSDOS ve windows için COMMAND.COM gibi) peşine kopyalayan virüsler de vardır.

Genellikle her virüsün bir adı vardır (Cansu, Stoned, Michaelangelo, Brain, Einstein vb gibi).

2. Kaç çeşit bilgisayar virüsü vardır?

Bilgisayar virüslerini, genel olarak 2 grupta toplamak mümkün:

* Dosyalara bulaşan virüsler

* Bilgisayarın sistem alanlarına bulaşan virüsler

İlk gruba girenler, genellikle, kullanıcının çalıştırdığı programlara (söz gelimi, dos için .EXE ve .COM) bulaşır. Bazen, başka tür sistem dosyalarına da (.OVL, .DLL, .SYS gibi) bulaşabilirler. Programların virüslenmesi iki yolla olur: Ya virüs kodu bilgisayarın hafızasına yerleşmiştir ve her program çalıştırılışta o programa bulaşır; ya da hafızaya yerleşmeden sadece "virüslü program her çalıştırılışında" etkisini gösterebilir. Ancak, virüslerin çoğu kendini bilgisayarın hafızasına yükler.

İkinci gruba giren virüsler ise, bilgisayarın ilk açıldığında kontrol ettiği özel sistem alanlarına (boot sector) ve özel sistem dosyalarına (command.com gibi) yerleşirler.

Bazı virüsler ise her iki şekilde de zarar verebilir.

Bazı virüsler, virüs arama programları tarafından saptanmamak için bazı "gizlenme" teknikleri kullanırlar (Stealth Virüsleri). Bazı tür virüsler ise, çalıştırıldığında kendine benzer başka virüsler üretir (Polymorphic virüsler). (Bu tip virüslein ilk örneklerinden olan Dark Avanger ve Cascade bilgisayar sistemlerine ciddi zararlar vermişlerdir).

3. Bilgisayar virüslerinin olası zararları nelerdir?

Bilgisayar virüsleri,

* Ekranınıza can sıkıcı mesajlar çıkararak çalışmanızı bölebilir/engelleyebilir.

* Bilgisayarınızın hafızasını ve/veya disk alanını kullanarak bu kaynaklara verimli olarak erişiminizi engelleyebilir.

* Kullandığınız dosyaların içeriklerini bozabilir/silebilir.

* Kullandığınız bilgisayar programlarını bozabilir, çalışmalarını yavaşlatabilir.

* Sabit diskinizin tamamını ya da önemli dosyaların olduğu kısımlarını silebilir.

4. Virüsler sadece PC'lere mi bulaşır?

Hayır, sadece PC'lere bulaşmaz; ancak en çok dos ve windows işletim sistemi ile çalışan PC'lere bulaştığını söyleyebiliriz. Macintosh virüsleri de bir hayli yaygındır. Unix işletim sistemi ile çalışan bilgisayarlarda virüs bulaşma vakaları oldukça azdır.

5. Dünyada kaç tane virüs var?

Buna kolayca cevap vermek güç. Muhtemelen 10 binlerce..

6. Virüsler nasıl bu kadar hızlı yayılıyor?

Eskiden en popüler virüs bulaşma yolu, bir bilgisayardan diğerine "disket" ile dosya aktarımı idi. Günümüzde ise, bilgisayar ağlarının oldukça yoğun kullanılması, herkese açık (anonim) dosya arşivleri ve internet üzerindeki popüler etkileşimli ortamlar (IRC, ICQ, Web gibi) virüslü programların yayılması için oldukça uygun ortamlardır. Ayrıca, e-mail yoluyla gelen programların kontrolsüz çalıştırılması da bir başka potansiyel tehlike olarak karşımızdadır.

7. "Truva atı" (Trojan Horse) nedir? Bir virüsten farkı var mı?

Truva atı da aslında "virüs" ile eşdeğer. Tek farkı, ilk anda aldığınız programın yararlı birşeyler yaptığını sanıyorsunuz ancak zararlı olduğunu daha sonra anlıyorsunuz. Söz gelimi, sadece bir virüs bulaştırmak için yazılmış bir oyun programı. Oyunu çalıştırıp oynuyorsunuz; ve sonra ..........

8. Virüsler programların yanında veri dosyalarını da bozabilir mi?

Bazı virüsler, doğrudan data dosyalarını bozabilirler. Birçok virüs, .DAT, .OVR, .DOC gibi çalıştırılabilir olmayan dosyaları hedef alıp bozabilmektedir. Ancak bilgisayar virüsleri de bir çeşit "bilgisayar programları" olduğundan, virüsün yayılabilmesi için mutlaka virüs kodunun çalışması lazım. Bu yüzden, söz gelimi bir düzyazı içeren dosyanın (text) virüs taşıma ihtimali yok.

9. Macro virüsü nedir?

Bazı programların, uygulama ile birlikte kullanılan "kendi yardımcı programlama dilleri" vardır. Söz gelimi, popüler bir kelime işlemci olan "MS Word", "Macro" adı verilen yardımcı paketlerle yazı yazma sırasında bazı işleri otomatik ve daha kolay yapmanızı sağlayabilir. Programların bu özelliğini kullanarak yazılan virüslere "macro virüsleri" adı verilir. Bu virüsler, sadece hangi macro dili ile yazılmışlarsa o dosyaları bozabilirler. Bunun en popüler ve tehlikeli örneği "Microsoft Word" ve "Excel" macro virüsleri. Bunlar, ilgili uygulamanın macro dili ile yazılmış bir şekilde, bir word ya da excel kullanarak hazırladığınız dökümana yerleşir ve bu dökümana her girişinizde aktif hale geçer. Macro virüsleri, ilgili programların kullandığı bazı tanımlama dosyalarına da bulaşmaya (normal.dot gibi) çalışır. Böylece o programla oluşturulan her döküman virüslenmiş olur. Microsoft Office (word, excel vb) macro virüsleri ile başetmek ve korunmak için, http://www.microsoft.com/msoffice adresinde gerekli bilgiler bulunabilir.

10. Bilgisayarımın virüs kapıp kapmadığını nasıl anlarım? Bunu saptayan programlar var mı?

Eğer bilgisayarınıza virüs bulaşmışsa, bu durumda bilgisayarınızda "olağan dışı" bazı durumlar gözlemleyebilirsiniz. Bazı virüsler, isimleri ile ilgili bir mesajı ekranınıza getirebilir. Bazıları makinanızın çalışmasını yavaşlatabilir, ya da kullanılabilir hafızanızı azaltır. Bu son iki sebep sırf virüs yüzünden olmasa da gene de şüphelenmekte fayda var.

Bilgisayarınızın virüs kapıp kapmadığını saptayan "anti-virüs" programları da var. Bu programlar, bilgisayarınızın virüs kapabilecek her tarafını (hafıza, boot sector, çalıştırılabilir programlar, dökümanlar vb) tararlar. Bu programların virüs saptama yöntemleri 2 türlüdür:

* Kendi veritabanlarındaki virüslerin imzalarını (virüsün çalışmasını sağlayan bilgisayar programı parçası) bilgisayarınızda ararlar.

* Programlarınızı, virüs olabilecek zararlı kodlara karşı analiz edebilirler.

Günümüzdeki popüler anti-virüs programlarının veri tabanlarında 1000lerce virüs imzası ve bunların varyantları vardır. Bu veri tabanları, yeni çıkan virüsleri de ekleyerek sık aralıklarla güncellenir. Bütün virüs programları 3 temel işleve sahiptir :

1. Virüs Arama, bulma (virus scanner)

2. Bulunan virüsü temizleme (virus cleaner)

3. Bilgisayarınızı virüslerden korumak için bir koruyucu kalkan oluşturma (virus shielder)

Virüs kalkanları, bilgisayarınız her açıldığında kendiliğinden devreye giren, ve her yeni program çalıştırdığınızda, bilgisayarınıza kopyaladığınızda (başka bir bilgisayardan, internet üzerinden, disketten vb) bunları kontrol eden ve tanımlayabildiği virüs bulursa sizi uyaran ve virüs temizleme modülünü harekete geçirebilen araçlardır.

Türk Telekom'dan 36 ay taksitle LG G5

LG5 Satışta

Herkesin merkala beklediği LG G5, Avrupa’daki birçok ülkeyle birlikte Türkiye’de ilk olarak Türk Telekom mağazalarında satışa sunuldu.

Özellikle faturalı hat satışına büyük katkı sağlayan mobil cihazlardan Türk Telekom da faydalanıyor. 24 ay ve 36 ay taksit seçenekleri olan LG G5 yan aksesuarları ile vitrinlerde yerini aldı. Şu anlık 2799 TL satış fiyatı olan LG G5 aşağıdaki özelliklere sahip:

5.3 inç büyüklüğünde, 1440 x 2560 piksel çözünürlüğünde ve 554 ppi yoğunluğunda ekran (Corning Gorilla Glass 4 koruma teknolojisi içeriyor )
* Boyutlar: 149.4 x 73.9 x 7.7 mm,
* Ağırlık: 159 gram
* Android 6.0.1 Marshmallow İşletim Sistemi
* Qualcomm üretim 3.0 hızlı şarj desteğine sahip 2800mAh gücünde Li-Ion batarya
* 4 GB RAM ve 200 GB’a kadar genişletilebilen 32 GB Dahili Hafıza
* Çift çekirdekte 2.15GHz, diğer çift çekirdekte 1.6GHz hızında çalışan SD 820 işlemci
* Adreno 530 Grafik İşlemcisi
*Lazer odaklayıcılı ve LED flaş destekli 16 MP çözünürlüğünde arka, 8 MP çözünürlüğünde ön kamera
* Parmak izi okuyucusu ve 4G LTE bağlantı desteği
* Gümüş, titan, altın ve pembe renk seçenekleri

4.5G ile veri indirme hızı arttı

4.5G ye geçildi

Beklenen 4,5G teknolojisi 1 Nisan’da nihayet hizmete sunuldu. Ücretsiz geçiş için abonelerin GSM operatörlerine onay vermeleri ve cihazları ile SIM kartlarının yeni teknolojiye uyumlu olduğunu kontrol etmeleri gerekiyor.

GSM operatörleri, 1 Nisan’dan itibaren 4,5G hızında internet bağlantısını abonelerine ek ücret almadan sunacak. Abonelerin bu hizmetten faydalanabilmeleri için GSM operatörlerine onay vermeleri gerekiyor. Aksi halde, telefon ve sim kartları uyumlu olsa dahi söz konusu hız artışını göremeyecekler. Aboneler onay vermek için hangi numaraya SMS atacaklarını, kullandıkları GSM operatörünün çağrı merkezini arayarak veya internet sitesi üzerinden öğrenebilirler. Onay mesajında kullanıcılara 4,5G hızına uygun cihaz ve sim kartları olup olmadı yönünde bilgi SMS yoluyla gelecek.

Ekranlarda ne yazacak?

4,5G’nin kapsama alanında olunduğunda ilk aylarda telefonların marka ve modeline göre ekranda 4G, LTE (Long Term Evolution ) veya 4,5G yazacak. Zamanla tüm telefonlarda 4,5G ibaresine geçilecek.

Veri indirme hızı artacak

4,5G’de hız, kullanılan cihazlara göre değişmekle birlikte veri indirmede 100-150 Mbps’ten başlayıp 375 Mpbs seviyelerine kadar çıkacak. Örneğin, 2 GB büyüklüğündeki bir video, 3G’de 780 saniyede yüklenirken, 4,5G’de 54 saniyede indirilebilecek. İnternet hızı frekans, kapsama alanı, baz istasyonu, coğrafi koşullar, şebeke yoğunluğu, cihaz ve internet sitesinin durumuna göre değişiklik gösterecek.

1 Nisan’da hayata geçecek 4,5G’den, teknolojiye uygun sim kart ve cihaz kullanıcıları, herhangi bir ek ücret ödemeden yararlanabilecek.