Cumartesi, 26 Mayıs 2018

Temel Dallas'daki kuzeni Dursun'u görmeye gitmiş. Dursun Temel'i havaalanında karsilamis. Beraberce dışari çıkmışlar. Temel bir bakmış 10 metre boyunda bir limuzin! "Uyyy, amma da büyük bu, da!"

Dursun hafifçe gülmüs.

-"Temelim burası Amerika! Bura da herbirşey büyük!"

Yola çikmislar, Dursun'un çiftliğinin kapisindan içeri girmisler. Git git bir türlü eve varmıyorlar. Temel şaşkınlık içinde:

-"Uyy, amma da büyük çiftlik daaa!"

Dursun gene hafifçe gülmüs.

-"Temelim burası Amerika! Burada herbirşey büyük!"

Neyse, aksam olmus, yemek salonuna geçmisler. Salonun ortasinda kocaman bir masa. Bir ucunda Temel bir ucunda Dursun. Temel Dursun'u taa uzaktan zor seçiyor.

-"Uyy!" diye bağarmis. " Amma büyük masa, da!"

Dursun'un sesi gelmis

-"Temelim burasi Amerika! Bura da herbirsey büyük!"

Yemekten sonra Temel'in tuvalete gitmesi gerekmiş. Dursun:

-"Temel'im, alt kata in, soldan üçüncü kapı" diye tarif etmiş. Temel alt kata inmis ama sol yerine sağdan üçüncü kapıya girmis. Orasi evin havuzunun oldugu yermis.Her yer karanlik oldugu için Temel elektrik düğmesini ararken havuza düşmüş. Can havliyle bağırmaya baslamis:

-"Sifonu çekmeyiiin!! Sifonu çekmeyiiin da ! " 

You have no rights to post comments